Uğur Böcekleri

 

Uğur böceğine Japonca “tentomushi” deniyormuş. Yani; güneşe giden böcek.

Kibele, doğanın, doğurganlığın ve bereketin ana tanrıçasıdır. Kibele’nin bir insanı korumak istediğinde omzuna bir uğur böceği yolladığı rivayet ediliyor.

Anadolu’da “cemre düşmesi” baharın gelişini temsil ediyor. Uğur böceklerinin, cemrenin ateşi yere değdiğinde, kıvılcımlardan ortaya çıkan kırmızı böcekler olduğuna inanılıyor. Baharın, yenilenmenin, toprağın yeniden uyanışının sembolü olarak kabul ediliyorlar.

162 gün boyunca 5 kez karşılaştık uğur böcekleriyle.

 İlki 28 Ağustos’ta gelmişti. Gözüme bir mucize gibi görünmüştü. Avlu çukuruna nasıl indiğine inanamamıştım. Anlatınca Neptün, Duygu, Defne hepsi çok heyecanlanmıştı.

İkincisi bu ziyaretleri olağan karşılamamı sağladı.

Üçüncüsünü avlu kapısının hemen çıkışında görmüştüm. Yerde duruyordu, meğer ölmüş. Hala saklıyorum.

Dördüncüsü henüz kanatları tam kızarmamış bir yavruydu. Uçuşu bile çok ürkek, çok acemiceydi.

Sonuncu ise, 28 Kasım günü geldi. İlkinden tam üç ay sonra. Büyük sürprizdi. Çünkü avlu kapısı ve pencerem kapalıydı. Demek ki gündüz saatlerinde ziyaretime gelmişti. Önce omzuma, sonra kalbimin üstüne, göğsüme kondu. Kesin Kibele göndermişti..! Yavaşça parmağımın ucunda, pencereme taşıdım, gece karanlığına uğurladım.

Her biri, gelecek güzel günlerin müjdecisi gibiydi. Farklı kültürlerde, farklı zamanlarda yüklenen anlamlarına bakınca; güneşi, baharı, bereketi, yeniden uyanışı temsil etmelerinin mutlaka bir temeli vardır. Muhtemelen biz de boşu boşuna uğur böceği dememişizdir. İnanıyorum, sonuncusu mutlaka uğur da getirecektir.

 

7 Aralık 2025