Bugün sizi Lao Tzu’nun iki şiiriyle selamlamak istedim.
Lao Tzu’nun MÖ. 5. yüzyılda söyleyip yazdıkları, ünlü Amerikalı romancı Ursula Le Guin’in yorum ve çevirisiyle, Bülent Somay’la Ezgi Keskinsoy’un Türkçesiyle Metis tarafından basılmış. Sevgili arkadaşım Zübeyde’ye kitabını gönderip bu büyük bilgeyle tanışıklığımı derinleştirdiği için çok teşekkür ediyorum.
1960’ların sonunda bir “Şark severlik” olarak başlayan “New Age” akımı müzik, dönüş sanatları, gastronomi ve birçok alanda yayılmış ve Şarka dair birçok şey yeniden keşfedilmiş.
Oysa, Budizm ya da Tao’culuk şarkiyatçı bir fantezi ya da moda olarak kabul edilemeyecek kadar köklü ve güçlüdür.
Sokrates ve Platon’un çağdaşı olan Lao Tzu birbirlerinden habersiz olarak, hayatı anlamaya anlatmaya çalışıyorlar.
Batı (Kadim Yunan) Felsefesi, ortaya çıkış sürecinde kendini düzyazı ile ifade ederken, şark felsefesi şiirden ayrılmıyor.
Şark düşüncesinde akıl, mantık ve etik de birbirinden çok ayrılmadığı için, sadece bir akıl yürütme ya da düşünce tarzı değil bir hayat tarzı önerisi getiriyor Lao Tzu.
Paylaşacağım iki şiirin hiç eskimeyen, her yere, her kültüre, “göklerin altındaki her şeye” ait olduğunu göreceksiniz.
Bu şiirler yaklaşık 2500 yıl önce yazılmış ama dün yazılmış ya da yarın yazılabilecek kadar çağdaş ve yol gösterici oluşlarına şaşarak okudum.
Umarım sizlere de aynı heyecan ve duyguları tattırır; kendinize ait, kendinize dair yeni düşüncelere taşır.
Sağlıcakla kalın…
4 Kasım 2025
İzmir 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu Koğuş B/63
Buca - Kırıklar
ÜÇ HAZİNE
Diyorlar ki benim yolum
Harika ama olası değilmiş.
Ulu olan hiçbir şey
Olası değildir.
Olası olan
Sıkıcı ve ucuzdur.
Üç hazinem var.
Üzerine titrerim onların, saklarım.
Birincisi merhamet,
İkincisi itidal,
Üçüncüsü tevazu.
Merhametliysen cesur olabilirsin
İtidalliysen cömert,
Ve önderlik iddiasında olmazsan
en büyük ve güçlü olanlara bile yol gösterirsin.
Ama merhametli olmayan cesaret,
ya da kendini frenlemeyen cömertlik
ya da illa başı çekmek,
ölümcüldür.
Merhamet savaşı kazanır,
kaleyi korur,
göklerin el verdiklerini
çevreleyen surdur.
SERTLİK
Yaşayan insanlar
Yumuşak ve hassastır.
Cesetlerse sert ve katı.
On bin şey,
Yaşayan otlar, ağaçlar
Yumuşak ve esnektir
Ölünce kuru ve kırılgan.
O yüzden sertlik ve katılık
Ölüme aittir.
Yumuşaklık ve hassasiyet,
Hayata
Sert kılıç kırılır,
Eğilmeyen ağaç devrilir
Sert ve yüce göçer gider
Yumuşak ve zayıf ayakta kalır.